AY

Yüreğimin isimsiz bir karanlık köşede
tuhaf merhametsiz bir şarkı söyleniyor.
Orada uzun boylu siyah saçlı bir kadın
avlağı arayan bir canavar gibi dans ediyor.
Bana fena gözle bakanı iyi tanıyorum,
benden istediklerini çok iyi biliyorum.
Âlemde salgın yayar gibi salıyor kalbimde,
aç kurt gibi dişleri, pençeleri atıyor bana.
Göğüslerinin salıntısı boyar gözlerimi,
çalkaladığı kalçaları beni benden çalıyor.

Diyorum ki, “Kendimi içine kaybetmek arzu duyuyorum.”
Diyorum ki, “Aniden bedenine büsbütün batmak istiyorum.”
Diyorum ki, “Esmer kadınlığında yok olmak diliyorum.”
Bu dünyadan bıkıp, “Ye beni” yalvarıyorum.

Tam o anda başka köşeden bir ışık parlıyor,
yüreğimin karanlığını parça parça ediyor.
Zulmetten tatlı bir aydınlık üstüme doğar,
göklerde asar halkların sevimli gaye-i hayal gibi.
Dansözün kini boş gözlerinde bir ateş yakar,
yanmadan dönüp enfes bir yolu gözlüyorum.
Gökteki güzel aya “Selamünaleyküm,” diyorum,
o da, “Aleykümselam, canım,” yanıtlıyor gülerek.
“Niye o kadar çok beklettin beni?” soruyor.
Utanıp “Yolumu kaybettim,” diye cevaplıyorum.

Soruyor ki, “Nerede olduğunu biliyor musun şimdi?”
Soruyor ki, “Nereye gideceğini kabul ediyor musun?”
Soruyor ki, “Ne istediğini nihayet anlıyor musun sen?”
Gülümsüyorum güllerle dolu ayıma. “Evet,” diyorum.

“O zaman … gel.”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s